post-image

Fazla kullanılan yeraltı suyu dünyanın eksen eğikliğini değiştiriyor.

Türkiye'nin su kullanım verilerine göre yeraltından çekilen su, yeraltına deşarj edilen sudan daha fazla.

TÜİK'in 2022 verilerine göre; Belediyeler tarafından içme ve kullanma suyu şebekesine çekilen kişi başı günlük ortalama su miktarının 229 litre olarak hesaplanmasına karşın kanalizasyon şebekesi ile deşarj edilen kişi başı günlük ortalama atık su miktarı 197 litre olarak hesaplandı. Bu ne demek mi oluyor?

Eğer çekilen suyun miktarı, akiferi besleyen su miktarından fazla ise;

* Yer altı su seviyelerinde azalma,

* Kuyu tabanlarının aşağıya çekilmesi,

* Akiferin kuruması,

* Kayaç tanelerinin sıkışması ve boşlukların azalarak zemin oturması ve zeminde büyük çatlakların oluşması,

* Kıyı ekosistemlerinin ve sulak alanların kaybedilmesi gibi negatif sonuçlar doğurabilir.

Ayrıca deniz kenarında beslemeden daha fazla su çekme yapıldığında tatlı suyun çekildiği akifer ortama tuzlu suyun yerleşmesi sonucu tatlı suların zamanla tuzlu su haline gelmesi tehlikesi söz konusu.

Seul Ulusal Üniversitesi’nden jeofizikçi Ki-Weon Seo’nun yürüttüğü çalışmada ise orta enlemlerden çekilen yer altı suyun gezegenin eğimi üzerinde en büyük etkiye sahip olduğunu gösterdi. Boşaltılan yeraltı suyu rezervleri, Dünya’nın eksen kutbunun kaymasına neden oluyor.

Sularımızın verimli kullanılması, atıksuların arıtılarak yeniden kullanılması yeraltı sularımızın niteliği ve niceliğinin korunması dolayısıyla geleceğimiz için kritik bir öneme sahip.

Kaynak: yasar.edu.tr - Prof. Dr. Nurdan Yıldırım